< 3- Bulutlari Beklerken - Bulutların Şarkısı - Blogcu





Selam

 

Yüreğimdeki ıssız liman beni hiç
yadırgamasın...
Sevdam artık tel örgülere takılmasın!
Özgürlük neredesin?
Aşklarımız selamlıyor bizi kuytularda...

Sağanak yağmur, toprak bahar kokuyor
Tutsaklığın karanlığını yırtarak
bahar bahar geliyorsun!
Umudum coşkuna katık olsun sevgili,
Hangi duvar sevdamızdan yüce ki!

Fırtınalar kopar içimde
Yıllar oldu camlar ardında yüzün...
Ama gökkuşağını serdik görüş gününe!
Yüzün ki,
Her sabah gül gibi açılır yüreğimde...
 

Meltem KAYA

Ay Düştü Gülüşüne

 

Yanlışlar da vardı
Doğrular gibi
Gemilerin yelkenleri
Maviydi...
Bir çocuk her sabah
Ortalık ağarmadan
Islık çalar
Göğe bakar
Yürürdü ağırdan...
Sesi acılarını
Sokağa taşırdı hep...
İnce bir gül kanardı
Avcumda bir avuç
Deniz tuzu
Belki bir tren sesi...
Ellerim yalnızken
Martılar da ağlardı
Ağlarken yüreğimde
Hep gülüşün açardı.
Düşleri sektirerek
Uçarken kuşlar
Hiç varılamayan yerlere,
Çocuk gül satardı...
Bir çınara sabahla
Rüzgar vururdu
Sallanırdı yüreğim...
İnanç yiğit işiydi
Yürek işiydi
Sen taşırdın inancı
Oysa ihanet vardı
İhanet vardı, ihanet...
Sevgili bir ışıktı
Ben çok uzaktaydım
Ama ışıktaydı gözlerim
Sevgilim benim
Yaralı kuzum benim
Seni özledim...
Her ay karanlığında
Gözlerini düşledim.
Şimdi yakınız işte
Soluğun yüzümde
Sevgilim benim
Uçarı yelim benim
Ay düştü gülüşüne...
 

Meltem KAYA

Gül Bir Avuç Özlem

 

Yağmurlu bir sabah
Güneşe su
Yüreğe ateş düşer
Alakaranlıkta bir kuş öter
Kanadı sevdam...
Kara gözlü kara tenli
Çocuk sabahla bir
Hep gül satar
Ekmek parasına bir demet gül..

Gökyüzüm sonsuz mavi
Engel tanımaz...
Aşar tel örgüleri
Yağmurlu bir bulut olur
Avluya düşer...
Bir kızıl gül biter
Mapus damında ansızın
Kordur yanar yüreğim
Yanına düşer...

Umut rengidir gül
Kızıl bir umut rengi
Okşarken titrer ellerim
Gül bir avuç
Özlem olur
Yüreğim çocuk
Kara gözlü kara tenli
Söz dinlemez
Aşar duvarları
Gece karasında
Sevgili, apansız
Aklına düşer....

Kara gözlü kara tenli
Çocuksa hep,
Hep umut satar
Sabahın elinden tutup
Gülleri derleyerek
Sızlar elleri
Kanar çocuk elleri
Güler çocuk gözleri...
Bir avcı vurur
Bir yavru kuşu
Yüreğim o anda
Avcuna düşer....

Yağmurlu bir sabah
Kaldırıp başımı
Göğe bakınca
Akça pakça bir buluttan
Gözlerin bana güler
...ve sevdan sevgili
Hep göğüs kafesimde
Benimle yaşar gider.....
 

Meltem KAYA

Koyu Kırmızı Bir Gülüş

 

Gece siyah bir fırtınadan giymiş elbisesini
Ellerimin çok üşümesine hiç aldırış etmeden
Koyu kırmızı bir mutlulukla geceye gülümseyen
Hiç kimsenin nerede açtığını bilmediği
kızıl bir gül gibi
Türküler yakıyorum koyu kırmızı bir özlemle
üzüm salkımı gözlerin için
Sana gecem gözlüm diyorum
Geceler kadar büyük yalnızlığımı
hayalinle
doldurarak
Siyah fırtınadan elbisemi çıkarıp
Bahar giyiniyorum…

Sevdiğim diye sesleniyorum sana
duygu filizim!
Gece de filizleniyor,
çıkarıyor siyah fırtınayı üstünden.

Benim sözüme kulak veriyor sonra:

…Yıldızsız geceler şahidim olsun ki;
Seni bir ömür seviyor olacağım!

Ve bir yıldız doğuyor gökte;
Koyu kırmızı bir gülüşle tutuyor elimizden.
 

Meltem KAYA

Mavi Yakamoz Işık

 

Bir ulaşılmaz hasret kadar uzakta
Düşümde bir pembe karanfil, en katmerlisinden..
Üzerinde bir yağmur damlası, bir bal arısı..
Bir beyaz yelken, mavi bir sonsuzlukta umuda doğru
Yüreğim çok uzaklarda çırpınır şimdi..

Sen ki;
Ey gece gözlerine baharlar sığdırmış sevgili!
Yüreğime sığdıramadığım, dışımda tutamadığım
Ürkek bir sevda kuşu gibisin!
Kaybedersem diye
Sevmekten bile korkarım seni….

Sen ki;
Ey gül bahçelerinin kızıllığına bürünmüş sevgili!
Nice sevileri paylaştığım, yar sıcağım
Bembeyaz bir gül tomurcuğu gibisin!
Dalından düşürürsem diye
Dokunmaktan bile sakınırım seni…

Sen düşüme konan mavi yakamoz ışık
Pembe bir karanfil gibi yakınsın düşlerime

Yüreğin nerelerde çırpınır şimdi…
 

Meltem KAYA

Yeni Gün

 

Geceydi…
Alacakaranlık bir gece…
Akan yıldızlarca tutkundu hayat bize…

Geceydi…
Şafaktan az önceydi…
Bir yarım umut vardı elde, bir küçük yeşil…

Oysa o alacakaranlık gecede
Umutlar coşkun bir akarsu gibi çağlamaktaydı…
Umut apansız bir çığlıkla kirlenmekteydi…

Gün doğumu nelere gebeydi…
Güneş, o kutsal aydınlık birazdan…
Güneşi içenlerin türküsünü söyleyecekti…

Her karanlık gecenin sabahı
İnsanlar aydınlık bir türkü ile başlar yeni güne…
Çoğul umutlar tohum gibi yine yüreklere serpilecekti…

Bal ustası çiçeğinden havalandı
Simitçi çocuğun tablasından bir çığlık yuvarlandı
Doğan kız çocuğuna kundakta suskunluk sarmalandı…

Canımın içi İstanbul toprağı kayıplardan utandı…
Bir mahpus anası kapısını yalnızlığa araladı…
Tutsaklık paslı zincirlerini özgürlükle tımarladı…

Yeni gün sancılarla doğmaktaydı…
Sardunyalı camlardan gecenin ağırlığı sızmaktaydı…
Oysa güneş hiçbir zaman doğmayı unutmadı…

Geceydi…
Şafaktan az önceydi…
Bir yarım umut vardı elde, bir küçük yeşil…
 

Meltem KAYA

Yüreğimden Resimler

 

Eğer efkarlıysam;
Bir kar resmi çizerim hüznümle
Karın burukluğunu yaşarım tüm bedenimde
Beyazlığını görmeden karın.
Umudum doğar, direnir
...ve ölür içimde…

Eğer efkarlıysam;
Görmez gözüm bir çiçeği
Bir tomurcukta doğan umudu
Baharın kokusunu duymadan
Fırtınalar başlar, kasırgalar sonra
...ve hiçbiri de dinmez içimde…

Mutluysam;
Dopdoluysam yaşamın her rengiyle
Bahar çiçekleriyle içiçeysem,
Kirpiklerimde arınmışsa dünya kederlerinden
Sevgiliye kesmişse içim…
Mutluysam eğer;
Gecenin rengi karanlığı değil de
Sevgilinin üzüm salkımı, gece sefası
...gözlerini anımsatıyorsa
Artık hiç bir şey söylemeyin bana…
Hüzünden,
açlıktan,
yokluktan
bahsetmeyin!

Bir nefeslik,
Bir düşlük daha
Yaşayayım mutluluğumu…

Bir şafakta buldum aşkı
Canım koydum gözlerinin salkımına
Yanmış bir ormanda son yeşil dalın yalnızlığını
Çektim attım yüreğimden.
Sevdalandım…
 

Meltem KAYA

Güzel İklimlerden

 

Kara üzüm salkımı gözlerine
Bir küçücük umut kuşu kondurdum.
Öyle güzeldi ki ipekten kanatları;
Umudun gökkuşağı renkleriyle,
Uzak Kaf Dağı şatolarının gizemi…
Güneşin en keskin ışığıyla,
Okyanuslardaki yosunların salınışı…
Umut yüklü küçük kuşun çırpınışıydı.

Hiç duraklamadan bakardı gözlerine..
Öylesine bir bakış değil bu!
Sakın unutma!
Baktı mı üzüm salkımı gece gözlerinin derinliğinde
Yitip giderdi.
Yanılma sevgili! ..
Öylesine bir sevgi değil bu!
Apaydınlık süt mavisi sabahlara inanmak gibi
Şafak tohumuyla başak umutları
Sıcacık güneşli günlere taşımak gibi…
Bak şimdi gözlerime!
Bu öyle güzel ki sevgili…
Kurumuş bir çiçeğin gözyaşınla
Yaşama dönüşü gibi…
Ama sen ağlama, hiç bir zaman!
Güzel olan yaşamaktır seninle,
Ben’den biz’e varmaktır güzel olan.
Adamaktır bir demet beyaz papatyayı
Bembeyaz, kar tanesi ellerine.
Ve vurulmaktır sevgili
Gözlerinin gül bahçesine…

…Ve sevgin sevdalım;
Yüreğimi bir demet kır çiçeği gibi
Gözlerine sunduğum gün yüzlü sevgilim,
Yaşamaktır benim için.
Ben hiç yalnız kalmadım.
Seni sevdim seveli, bilmedim hiç yalnızlığı.
Senin sevgin sevdalım;
Kimseler yokken,
-yani yapayalnızken-
Bu koskoca evrende
Senden bir dünya yaratmaktır.
 

Meltem KAYA

« Önceki ::

Free Hit Counter
Free Counter