Kara üzüm salkımı gözlerine Bir küçücük umut kuşu kondurdum. Öyle güzeldi ki ipekten kanatları; Umudun gökkuşağı renkleriyle, Uzak Kaf Dağı şatolarının gizemi… Güneşin en keskin ışığıyla, Okyanuslardaki yosunların salınışı… Umut yüklü küçük kuşun çırpınışıydı.
Hiç duraklamadan bakardı gözlerine.. Öylesine bir bakış değil bu! Sakın unutma! Baktı mı üzüm salkımı gece gözlerinin derinliğinde Yitip giderdi. Yanılma sevgili! .. Öylesine bir sevgi değil bu! Apaydınlık süt mavisi sabahlara inanmak gibi Şafak tohumuyla başak umutları Sıcacık güneşli günlere taşımak gibi… Bak şimdi gözlerime! Bu öyle güzel ki sevgili… Kurumuş bir çiçeğin gözyaşınla Yaşama dönüşü gibi… Ama sen ağlama, hiç bir zaman! Güzel olan yaşamaktır seninle, Ben’den biz’e varmaktır güzel olan. Adamaktır bir demet beyaz papatyayı Bembeyaz, kar tanesi ellerine. Ve vurulmaktır sevgili Gözlerinin gül bahçesine…
…Ve sevgin sevdalım; Yüreğimi bir demet kır çiçeği gibi Gözlerine sunduğum gün yüzlü sevgilim, Yaşamaktır benim için. Ben hiç yalnız kalmadım. Seni sevdim seveli, bilmedim hiç yalnızlığı. Senin sevgin sevdalım; Kimseler yokken, -yani yapayalnızken- Bu koskoca evrende Senden bir dünya yaratmaktır. |